loader image

Trump Kazandı, Dünyayı ve Türkiye’yi Neler Bekliyor?

Trump Kazandı, Dünyayı ve Türkiye’yi Neler Bekliyor?

Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti ABD seçimlerinde açık bir zafer kazandı.

Trump başkanlık seçimlerini kazandı ve belki daha önemlisi genel oy oranında da -henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte- Harris’i geride bırakacak görünüyor. Ayrıca ABD Kongresinin her iki kanadında da Senatoda ve Temsilciler Meclisinde Cumhuriyetçi Parti çoğunluğu sağlayacak. Bu arada, yönetim açısından daha belirleyici yasama gücü olan Senato’da seçilen adaylar üzerinde Trump’ın etkisi yüksek. Trump’ın başkanlığı ve Senatoyu kazanacağını -biz de dâhil- öngörenler vardı. Ama seçim sonuçlarının bu kadar erken ortaya çıkması ve farkın her alanda bu denli net olması beklentilerin ötesinde bir Trump zaferi oldu.

Peki şimdi önümüzdeki dönemde dünyayı ve Türkiye’yi neler bekliyor?

Trump yönetimi vergileri indirmeyi, gümrük engellerini artırmayı, yatırımları ve üretimi ABD’ye çekmeyi planlıyor. Bu kararların sonucu ABD’de daha yüksek büyüme, daha yüksek enflasyon riski, daha yüksek USD faizleri beklenmeli.

Veriler ve ekonomide korumacılık pay piyasası için görünümün de yukarı yönlü olması beklentisi doğuracaktır.

Trump yönetiminin tarife engelleri ve Çin’e yönelik politikasının doğal sonucu olarak emtia fiyatlarına ilişkin riskleri aşağı yönlü olarak değerlendiriyoruz. Buna ilave olarak daha özelde Trump yönetiminin enerji maliyetini düşürme politikası nedeniyle petrol fiyatına ilişkin riskler de aşağı yönlü. Bununla birlikte Ortadoğu’da İran’a yönelik askeri girişimler söz konusu olursa çatışmaların yaratacağı etki yüzünden bu görünüm geçici olarak değişebilir ve petrol fiyatı artabilir. Trump yönetiminin Nijerya ve Libya gibi yedekte bekleyen üreticileri desteklemek, Suudi Arabistan’ın üretim kısıtlamalarını gevşetmesi yönünde baskı yapmak ve Alaska petrolü de dâhil çevre sorunu endişesiyle kullanılmayan ABD kaynaklarını devreye almak, son olarak kömür üzerindeki kısıtlamaları gevşetmek gibi adımlar atması durumunda petrol fiyatında çatışmalardan kaynaklanacak yükselmenin kalıcı olmayacağını değerlendiriyoruz.

Küresel ekonomi ve piyasalar

Trump kazanırken Çin, AB, İran ve gelişen piyasa ekonomileri kaybedenler arasında. Trump’ın seçim zaferinin uluslararası etkileri ile ilgili yorumlarımız şöyle:

1. Çin

Seçimi kim kazanırsa kazansın önümüzdeki dönemde ABD ile Çin arasında hesaplaşma kaçınılmaz olacaktı. Trump yönetiminde bu hesaplaşmanın daha dolaysız, daha geniş cephede ve daha sert olmasını bekliyoruz. Çin ekonomisi üzerinde baskılar artacak. Hatta Çinli yatırımcıların ortak olduğu ya da Çinli tedarikçiler ile yoğun ilişki içinde olan firmalar üzerinde de baskı olabileceği kanısındayız. Bununla birlikte Trump yönetiminin dış politika tercihlerinin sonucunda paradoksal olarak Çin’in Tayvan üzerindeki etkisinin ve hareket esnekliğinin artması beklenmeli.

2. Avrupa Birliği (başta Almanya ve Fransa olmak üzere)

ABD’nin Avrupa meselelerine olan ilgisinde ve daha önemlisi desteğinde azalma olması kaçınılmaz. Trump, içerde vergileri azaltabilmek için Avrupa güvenliği için para harcamak istemiyor. Bu da AB’nin Rusya ile baş başa kalması anlamına geliyor. ABD’nin, AB üzerinde Çin ile ekonomik ilişkilerin azaltılması yönünde baskıların artması da olası. ABD son bir yılda AB’den 780 milyar dolara yakın mal ve hizmet ithalatı yaptı. AB’ye ihracatı ise 650 milyar doların altında. Trump yönetiminin AB’ye yönelik daha yüksek gümrük tarifeleri uygulaması ve hatta tarife dışı engeller getirmesi çok yüksek olasılık.

3. İran
Son dönemdeki gelişmeler İran’a yönelik askeri girişim riskinin arttığına işaret ediyor. Çin ile cephe hesaplaşmasına girmeden Avrupa’da ve Ortadoğu’da ‘dikkat dağıtacak’ sorun kalmasını istemeyen Trump’ın başkanlığındaki ABD dış politikasının Rusya’yı kendi haline bırakarak karşısındaki olası Çin-Rusya ittifakını zayıflatmaya çalışması ama söz konusu İran olduğunda tam tersine daha müdahaleci bir yaklaşım sergilemesi bekleniyor. Bununla birlikte söz konusu operasyonun doğrudan ABD birliklerini devreye sokarak değil bölgedeki aktörler aracılığıyla gerçekleşmesi yüksek olasılık. Bu ise İsrail’in yanı sıra Trump’ın geçen başkanlığı dönemindekine benzer biçimde Suriye’deki ve Irak’taki Kürt silahlı örgütlerini akla getiriyor. Ayrıca İran’ın son dönemde diplomatik girişimlerle ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı Körfez ülkeleri üzerinde İran’ın tecrit edilmesine yönelik baskılar beklenmeli.

4. Japonya
Japonya faiz artırmak durumunda. İktisadi faaliyeti olumsuz etkilenebilir. Böyle bir durumda ABD’de korumacı politikaların uygulanması ve Çin ekonomisinin ablukaya alınması ekonomik görünüm açısından sıkıntı doğuracak. Ayrıca Trump yönetimi, ABD’nin Japonya’nın ve Güney Kore’nin güvenliğine sağladığı desteğin faturasını tahsil etmek isteyecektir.

5. Küresel ekonomi
Korumacı politikaların ve popülizmin yayılması küresel ekonomiyi, uluslararası ticareti, gelişen piyasa ekonomilerini olumsuz etkileyecektir. Küresel piyasalarda ABD dolarının hem ekonomik hem jeopolitik etkenler nedeniyle görece güçleneceği bir görünüm söz konusu. Dolayısıyla özellikle Euro ve Yuan başta olmak üzere diğer para birimlerine ilişkin görünüm olumsuz. Bunun istisnası kendilerine özgü nedenlerle Japon yeni ve İngiliz sterlini olabilir. Gelişen piyasa ekonomilerine (EM) sermaye akımlarının ve toplam uluslararası ticaretin de yukarıda değindiğimiz nedenlerle olumsuz etkileneceğini değerlendiriyoruz. Bu bakımdan emtia ihracatçısı EM’ler açısından da görünüm parlak değil. Hem ABD varlıklarının (borçlanma araçları, pay senetleri, dolar) görece güçlü olacağı beklentisi hem EM’lere sermaye akımları ve emtia fiyatları dolayısıyla EM varlıklarına ilişkin riskler aşağı yönlü.

6. Küresel sorunlar
Jeopolitik riskler ve çatışma riski aratacaktır. Küresel ısınma-iklim krizi ve bölgesel çatışmalar başta olmak üzere uluslararası iş birliği gerektiren konularda da olumlu gelişme olması beklenmemeli. Yeşil dönüşüme ayrılacak kaynakların azalması toplam yatırım talebi üzerinde olumsuz etki yaratabilir.

Türkiye

ABD’deki seçim sonuçlarının Türkiye’yi kısa vadede görece olumlu etkileyeceği kanısındayız.

ABD-Çin gerilimi Türk sanayisi açısından fırsatlar doğurabilir. AB’de ve Kuzey Afrika’da Çin’in sanayi ürünlerine alternatif aramak zorunda kalabilecek firmalar açısından en rasyonel seçenek Türk üreticileri olacaktır.

ABD-AB ilişkilerinin bozulması ve ABD’nin Avrupa meselelerine sağladığı desteği çekmesi Türkiye’nin AB açısından stratejik önemini artıracaktır.

Rusya üzerindeki tecridin esnetilmesi Türkiye’nin hareket alanını genişletecektir.

EM’ler genel olarak olumsuz etkilenirken varlık fiyatları ve yabancı yatırımcıların portföylerindeki ağırlığı çok düşük bir düzeyde olan, ekonomik görünümü (enflasyon, bütçe, döviz rezervleri, kredi notu, vb.) görece iyileşen ve anlatacak bir hikayesi olan Türkiye olumlu ayrışabilir.

Biden yönetiminde ABD’nin stratejik çıkarlarının zorunlu kıldığı birkaç istisna dışında neredeyse hiçbir alanda gelişme katedemeyen Türkiye-ABD ilişkilerinin Trump yönetimi ve Cumhuriyetçi Parti kontrolünde Kongre döneminde daha olumlu bir seyir izlemesi olasılığı var. Ayrıca Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında daha uyumlu bir diyalog sağlanabilir.

Yeni ABD yönetiminin dış politikada daha izolasyonist bir çizgi izlemesi beklenmekle birlikte Ortadoğu; son bir yılda bölgede artan gerilim ve yaşanan gelişmeler yüzünden bir istisna oluşturuyor. Ayrıca küresel ölçekte oluşabilecek jeopolitik riskler göz önünde bulundurulduğunda bölgemizde suların daha da ısınacağı anlaşılıyor. Ortadoğu’da yeni bir düzen kurmaya niyet edenlerin de onların karşısında yer alacak güç ittifaklarının da Türkiye gibi bir aktörü dikkate almadan hareket etmesi mümkün değil. Türkiye, bölgede gündeme gelebilecek yeni denge arayışlarında ağırlığını koyma niyetini belli etti. Konumu itibarıyla bütün taraflarla ilişki yönetme esnekliğine sahip olan Türkiye böyle bir durumda ulusal güvenliğini riske atmadan etki alanını genişletmeye çalışacaktır. Bu bağlamda Türkiye’nin önceliklerinin ve çıkarlarının Trump başkanlığında Cumhuriyetçilerin ağırlıkta olduğu bir ABD yönetimiyle uzlaşması daha olası görülüyor.

Share this post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir