Para Politikasında Normalleşme Adımı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iyi planlanmış bir takvimle Aralık ayının sonuna getirilmiş Para Politikası Kurulu (PPK) Aralık toplantısında politika faizinde 250 baz puanlık (bps) bir indirim kararı aldı, faiz %50’den %47,5’e düşürüldü. Politika faizinin yıllıklandırılmış değeri ise %60,5.
Aralık ayında enflasyonun geçmiş 20 yıllık ortalamasının yüzde 25 üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu durumda yıllık enflasyon %45,5-46 aralığına gerileyecek. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları anketindeki değeri reel sektördeki daha yüksek beklentiyi de dikkate alarak uygun ortalama haline getirdiğimizde önümüzdeki 12 aylık döneme ilişkin beklenen enflasyon %32 civarında. Dolayısıyla, piyasada yapılan genel yanlışa uyarak gerçekleşen enflasyon ile basit politika faizi karşılaştırıldığında bile hâlâ 200 bps reel faiz var. Daha doğru bir hesapla riskten arındırılmış beklenen reel faizi %19 civarında hesaplıyoruz. Hangi açıdan bakarsanız bakın para politikası enflasyonun düşüş sürecine katkı yapacak ölçüde sıkı kalmayı sürdürüyor.
Merkez Bankası yönetimi bu süreci çok iyi yönetti. ABD Merkez Bankası Federal Reserve (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Aralık ayında toplantılarını yaptı ve faizlerini indirdi. Aralık ayı enflasyonu büyük ölçüde öngörülebilir hale geldi. 2025 yılı bütçesi Meclis’te kabul edildi. Asgari ücret Merkez Bankası’nın yıl sonu projeksiyonu ile uyumlu ve enflasyonla mücadeleye zarar vermeyecek oranda artırıldı. Bu arada bir önceki PPK toplantısı sonrasındaki duyuru metninde bu faiz indirimine ilişkin hazırlayıcı bir ifade yer aldı. İletişimin doğru yönetilmesi ve etkili biçimde kullanılması kararın olumsuz bir etki yaratmasının önünü aldı.
PPK faiz indirerek gevşeme yönünde attığı adımı faiz koridorunu daraltarak dengeledi. Bilindiği üzere, TCMB’nin gecelik borç alma ve borç verme faizleri bir hafta vadeli repo ihalelerinin faizi olan politika faizinin altında ve üstünde simetrik bir aralık oluşturuyor. Bu toplantıya kadar gecelik borç alma faizi politika faizinin 300 bps altında, borç verme faizi ise 300 bps üstündeydi. PPK bu aralığı ±150 bps olacak şekilde daralttı. TCMB gecelik borç alma ve borç verme faizleri para piyasası ve TLREF için de gösterge niteliği taşıyor. Önceden politika faizi %50 iken piyasa likiditesi bollaşıp likidite fazlası oluştuğunda, efektif faiz, TCMB gecelik borçlanma faizi olan %47’de oluşuyordu. PPK politika faizini düşürürken faiz koridorunu daraltınca bu faiz %46 oldu. Dolayısıyla politika faizinde 250 bps indirim yapılmış olsa bile para piyasası faizlerinin inebileceği en düşük düzey sadece 100 bps inmiş oldu.
Merkez Bankası’nın her PPK toplantısında indirim yapabilmesine elverişli bir döneme giriyoruz. Faiz indirimleri sürecek ama enflasyondaki düşüş ve beklentilerdeki iyileşme sayesinde para politikası sıkı kalmaya devam edecek. Dolayısıyla enflasyon cephesinde endişe etmeyi gerektirecek bir durum yok. Ocak Enflasyon Raporu toplantısında Merkez Bankası izleyeceği faiz çizgisi hakkında daha aydınlatıcı bir yönlendirmede bulunacaktır. Faiz indirimleri hem tahvil hem pay piyasasını olumlu etkileyecek ve yurt dışından portföy yatırımları yoluyla sermaye akışını da destekleyecektir.

Bir yanıt yazın