loader image

İkinci Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye: Güncel Gelişmeler Işığında Bir Analiz

İkinci Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye: Güncel Gelişmeler Işığında Bir Analiz

2010 yılında Doğu Akdeniz’de 8 milyar varillik petrol ve 3,5 trilyon metreküplük doğal gaz keşfedildi, bunun ardından Doğu Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında münhasır ekonomik bölge (MEB) tartışmaları çıktı. Doğu Akdeniz’de keşfedilen hidrokarbon enerji rezervleri 2016’dan itibaren bölgesel jeopolitik rekabeti derinleştirdi. Rezervlerin oluşturduğu fırsatlar kıyıdaş ülkeler arasında yeni ittifak hatları oluştu. Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs, Fransa ve Mısır gibi ülkeler, enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve Avrupa piyasalarına taşınması süreçlerinde Türkiye’yi dışlayan bir iş birliği ve stratejik yapı kurmuşlardı. Bu ittifaka Birleşik Arap Emirlikleri de uzaktan destek veriyordu. Hatta Türkiye ile ilişkileri nispeten iyi olan İtalya ve Rusya da ekonomik çıkarlarını gözeterek konsorsiyuma girmeye çalışıyordu. Küresel enerji şirketleri bu oluşumda yerlerini garantiye almak üzere anlaşmalar yapıyordu. Bu sırada Türkiye; İkinci Libya İç Savaşı’nın taraflarından olan Tobruk Hükûmeti’nin askeri lideri, başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Rusya ve Fransa olmak üzere birçok ülke tarafından desteklenen Halife Hafter güçleri ve Suriye’de Esed rejimi tarafından düşman olarak algılanıyordu. Uzun yıllar Türkiye ile son derece iyi ilişkiler içinde olan Lübnan da Suriye’deki gelişmelerin ve İran’ın etkisiyle 2019’da Türkiye’nin aleyhine döndü. Türkiye Avrupa tarafından fiilen dışlanmıştı. ABD ile ilişkilerde ciddi zorluklar, hatta krizler yaşanıyordu. Türkiye ekonomisinde de ciddi sorunlar vardı, ekonomideki tablo bir milli güvenlik tehdidi oluşturmaya başlamıştı.

Bu tablo 2024’ten itibaren kökten biçimde değişti. Yeni dünya düzeninde stratejik olarak öne çıkan Türkiye’nin attığı akılcı adımlar ve izlediği başarılı dış politika sayesinde bölgedeki dengeler Türkiye lehine yeniden oluştu. Bunda hiç kuşkusuz bölgedeki askeri çatışmaların sonucunu etkileyecek ölçüde etkili olduğu açıkça görülen Türkiye’nin savunma sanayi yetkinlikleri ve askeri gücü ile ekonomisinin yeniden toparlanarak şoklara dayanıklı hale gelmesi rol oynadı. Türkiye’nin Lübnan, Libya, Mısır ve BAE ile ilişkileri olumlu hale geldi. Suriye’de Türkiye’ye müzahir bir yönetim iş başına geldi.
Ukrayna krizi sebebiyle Avrupa Birliği (AB) tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımlar, Rusya’nın Avrupa güvenliği açısından açık ve yakın tehdit olarak algılanması, ABD’nin Avrupa savunma stratejisi ve AB ile ticaret konusunda izlediği yeni politika çizgisi Türkiye’nin sadece Ortadoğu’daki değil Avrupa’daki stratejik konumunun da yeniden tanımlanmasına yol açtı.
Bu arada geçtiğimiz eylülde Türkiye ile ABD arasında sıvılaştırılmış doğalgaz ve nükleer enerji anlaşmaları imzalandı. Söz konusu anlaşmalar sadece Türkiye’nin kendi enerji gereksinimlerini değil Avrupa’yı da içerecek kapsamda. Bu yılın başından itibaren de Türkiye’nin milli petrol şirketi TPAO ile Exxon Mobil, Chevron, BP ve Shell arasında petrol ve doğal gaz alanlarında arama ve üretim yapmak üzere mutabakat zaptı imzalandı.

7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek 2026 NATO zirvesine kadar önemli gelişmeler olacak. Türkiye’nin bölgesinde -hem güneyinde ve doğusunda hem batısında ve kuzeyinde- ağırlığı artıyor. Doğu Akdeniz’de, Karadeniz havzasında, Ortadoğu’da ve Kafkaslar’da Türkiye’nin denklemde etkin biçimde yer almadığı bir düzenin kurulmasının, sürdürülebilirliğinin ve istikrarının olmayacağı (başta Türkiye’nin kendisi olmak üzere) bütün taraflarca idrak ve kabul edildi. Türkiye’nin konumlanmasıyla ilgili durum herkesin zihninde netleşti. Türkiye dış politikadan ekonomiye, içişlerinden enerjiye kadar buna uygun politikalar izliyor.
İskenderun körfezi bölgenin hidrokarbon merkezi olma yolunda ilerliyor. Türkiye Avrupa’nın savunma ve enerji güvenliği açısından en kritik aktör ve vazgeçilmez ekonomik ortak oluyor. Türkiye bölgede yeniden rağbet gören, ittifak arayışlarının gözdesi bir aktör olarak öne çıkıyor.
İkinci Yeni Dünya Düzenini bu açıdan okumak, kodlarını bu anahtarla çözmek gerekiyor.

Share this post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir