loader image

FED Kararına Dair Kısa Bir Değerlendirme

FED Kararına Dair Kısa Bir Değerlendirme

Fed FOMC fonlama faizini beklendiği gibi 25 bps artırarak %2-2,25 aralığına getirdi. Böylece Fed fonlama faizi Lehman Brothers iflasıyla özdeşleşen Küresel Krizin başladığı Ekim 2008’den beri en yüksek seviyesine çıktı ve ilk defa beklenen reel faiz negatif bölgeden çıkmış oldu. FOMC’nin 16 üyesinden 12’sinin beklentisi doğrultusunda Aralık toplantısında 25 bps daha artış yapılacağı da kesinleşmiş oldu.

FOMC üyelerinin faiz oranlarının gelecekte izleyeceği seyrine ilişkin beklentilerini yansıtan dot plot grafiğine göre, 2019 yılı sonunda fonlama faizinin geleceği seviyeye ilişkin beklentilerin medyanı %3-3,25 aralığı oldu. Bu, önümüzdeki yıl 3 adet 25 bps faiz artırımına karşılık geliyor.

2020 yılı için beklentiler daha yayvan olmakla birlikte bir önceki tahminle aynı seviyede ortalama %3,4 ve medyan %3,25-3,50 aralığı  olacak şekilde sabit tutuldu.

Komitenin büyüme beklentileri 2018 için %2,8’den %3,1’e, 2019 için %2,4’ten %2,5’e yukarı yönlü güncellenirken 2021 için %1,8 seviyesinde sabit tutuldu.

FOMC kararından önce %2,85 seviyesinde olan 2 yıl vadeli ABD tahvil faizi %2,81’e, %3,1 seviyesinde bulunan 10 yıllık tahvil faizi %3,05’in hafifçe altına gevşedi. Güne 94,17’den başlayan USD endeksi DXY 94 seviyesinin 3 bps altına kadar geriledikten sonra toparlanarak 94,3’e yükseldi.

Komitenin daha önceki duyurularında yer alan; “the stance of monetary policy remains accommodative” (para politikasının mevcut duruşu hedeflerle uyumlu olmayı sürdürmektedir) ifadesini çıkarmış olması ve Başkan Powell’in basın konferansında; “The performance of the emerging market economies really matters to us in carrying out our domestic mandate” (Ulusal düzlemde para politikamızı belirlerken gelişen piyasa ekonomilerinin performansını da gerçekten, ciddiyetle dikkate alıyoruz) şeklinde konuşmuş olması piyasalar tarafından güvercin tonlu bir mesaj olarak algılandı.

Nisan ayından Eylül’e kadar EM varlıklarında yaşanan düşüş yüzünden kayda değer kayıp yaşayan yatırımcılar, yıl sonunun yaklaştığı dönemde zararları telafi etmek ve yıl sonu kapanışları artıda yapabilmek için Fed’in iletişimini -geçmişte çok örneğini gördüğümüz üzere- aşırı derecede olumlu algılamaya eğilimli bir duruş sergiliyorlar.EM’lerde USD likiditesi sorunu kalıcı olarak çözülmedikçe kazançların kalıcı hale gelmesi mümkün görünmüyor. Bununla birlikte yarın piyasa tepkisinin olumlu olacağı, EM varlıkların güçlü performans göstereceği anlaşılıyor. Bu çerçevede TRY varlıkların yükselmesi, TRY’nin değer kazanması beklenmeli. Politik gerilimlerin gevşediğine ilişkin algıyla birlikte bu geçici olumlu ortam özellikle yabancı para borçların kapatılması için fırsat olarak değerlendirilebilir.

Share this post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir